Türkiye’de Hayaller ve Çalışma Hayatı

Türkiye’de Çalışma Hayatı ve Hayaller
Türkiye’de Çalışma Hayatı ve Hayaller

İnsanlar Kariyerinde belli bir edinmek için belli bir emek harcamakla birlikte eğitim aldıkları alanla ilgili iş yapma istediğindelerdir.
Örneğin; bir insan Bahçeşehir uzman diyetisyen olmak istiyor ise gerekli eğitimleri alıp olabilir.
Hep bildiği gibi kendi alanının en iyisi olmak son zamanlarda nedense aynı yemeği yemek artık ona pek bir tat vermez gibi bir şey olmuştu. Ve Gün gelip kariyerine farklı bir yönde yön vermek istemeye başlıyor.
Neden sizce?
İnsanın bir arkadaşı olur ve sevdiği saydığı bir gün gelir gönlünü verdiği işte o kişinin Sözünü sayar fikrini sorar olurdu…
Yine bir gün şık bir mekanda puf koltuklara oturmuş sohbet ederlerken konu açıldı ve konuşmaya başladılar Diyelim;
Hayat tecrübesini fazla görüp “Üstadım” diye seslenip ben artık kariyerimde farklı bir şey yapmak istiyorum” diye içindeki isteği dışa vurdu diyelim… İşte bu noktada başlıyor belki de her şey…
Üstad ona ne dedi dersiniz “Seni uzun süredir bilirim dedi . Ve seni bu düşünceye ne getirdi diye sormaya başlar… Senin mesleğin kendi mesleğini pazarlar ve başarını sunarsın… Yıllardır bu işi yapıyorsun ve her şeye yavaş yavaş sahip olmaya başladın…
Evini arabanı tarzını vizyonunu değiştirdin…
Şimdi biraz düşün bu işin Bir de öteki tarafına bak ve görmeye çalış…
Her şey “Yapabilir miyim acaba” diye düşündü bir an başladı unutma. “Sen bazen bunu söylersin ve her şeyi daha Çok iyi yapabilirim aslında diyebilirsin…
Belki de yaşanacakları Masanın diğer tarafında bakarak değerlendireli ve bulundum zaten demelisin… Hatta çocukken pazarlarda limon satarken sokakta satışı nasıl yapıldığını öğrenmiştin. Ancak kurumsal hayat seni, beni herkesi farklı boyutlara götürdü…
Belki de şuan artık farklı bir şey deneme zamanı gelmiştir dedi üstat…
13. yüzyılda yaşamış düşünür Mevlana’nın dediği gibi hayata bazen yeni kapılar açmak lazım hayatı yaşanabilir kılmak için…
Kısa bir tatil yaparak uçsuz bucaksız dağ yamaçlarında….

Üstad’da olabilir diyerek Ben bunu yapmak isterim. Yeni bir alanda öğrenecek çok şey var unutma sevgili okuyucu…
Hem iş için, hem de ruhun için bunu yapmalısın…
Lafını bitirdi ve kısa bir süre durdu, düşündü. Lakin aklında bir soru işareti belirivermişti.
“Peki yeni bir kariyer demek patronlarım için risk demek. Ne derler acaba? Bu riski alırlar mı farklı bir sektör için tecrübemin olmamasına rağmen?
Size yıllardır bulunmaz yeteneksin diyenler onlar değil miydi? Yetenek ise, yetenek olduğunu şimdi kanıtlama vaktin geldi demektir… Onlar da sana yetenek diyorlarsa sana farklı kulvarda güvendiklerini gösterecek o zaman…
“Haklı olabilirsin ama her zaman kurumsal hayat böyle işlemiyor canım…
Hani varsayalım ki aldım işi ama sonra işler ters gitti. Satış bu. Kolay değil. Her şey kötü gitti mi olaylar sana patlar elbette bir de oradan bir paçoz çıkar kendini bir halt sanıp senin üstüne yıkar bütün suçu haklı bile olsan sana patlar elbette…Sonra yanlış seçim oldu düşüncesi oluşur algıda…
O ana dek kısa konuşan üstad diye konumlandırdığımız dost konuşmaya başlar.
Bilenler susar, bilmeyenler konuşur…
Biz her şeyi bildiğimiz gibi yaşayalım. Seven seninledir, gerisi misafir demiştir Mevlana…
Sen inandığın yolda ol yeter dostum… Hakka yelken açalım yeter…
Yüce Rabbim ellerini hayır duası ile açan insanın rızkını verdiği gibi, bizlerin de hakikate ulaşmak için açtığımız yelkenimizi doldurur elbet. İsteyelim, gönülden isteyelim yeter.
Niyetimiz acaba neydi… Kader-planlarımızdan hayatımıza çağrışımlar değil midir? Kaderinde neyi varsa onu niyet eder insan. Varsın olsun der….
Eski zamanlarda çöllerde insanlar gezerken de insanlar birinin arkasından konuşmadılar mı?
İnsanlar yeri geldiğinde gerçeği söylediler diye cezalandırılması mı?
Günahsız yere insanlar taşlanmadı mı?
Zamanında eski insanlar o yaşamın şartlarında bu sıkıntıları çekmişler, sen “bilmiyor gibi yapamaya devam mı gibi edeceksin…
Dostun sana hoş bir dillerde olsa kısa bir rehberlik etmiştir.
Dost işte, yalan mı konuşacaktı? Gördüğünü söylemişti. Zaten dostluklarının temelinde de bu hakikilik ve samimiyet vardı.
“Tam da damardan girdi diye bir laf vardır ya tam da öyle oldu… Hayatta yaşanan şeyler konusunda Bir konuda haklı ki “kim kimin hayaline gölge olabilir ki?” Araç ve amaç doğrultusunda…
Sen ilk olarak kalbine bak önce sonra gerçekten Hakikati görmek istiyorsan ona bak…. İsteklerin boyutu nedir onu gözden geçir… İsteklerin eğer bir çocuğun istediği kadar saf, net, gönülden ve güçlü bir istek ise mutlaka istediğini hayatın içinde elde edeceksin unutma…
Bu kısımda Secret yap…
Secret İngilizce Gizli Demektir. Yani yapacaklarından önce ne istediğini bil ve kendine inan diyorum. Kalben istediğin şeyin sana ve geleceğin için de düzene ve Evrene inan diyorum

Hayata karşı güzel konuş ki hayata bir tohum tanesi kadar inanmayan olsan bile ve şu dağa kalk git deseniz, dağ kalkar gider…
Sanırım yapman gereken ne istediğini bulup, yola koyulmaktır. Sen inandığın yola baş koyduğun sürece evren seni tüm imkanlarıyla destekleyecektir unutma…
Sen olacaklara razı oldun mu var olan sistem de sana razı olacaktır…
Yalnızca biraz sabır ve sükunet göstermeli ve sebat etmeyi bilmelisin. Zira, istediklerin hayatına sen istediğin zaman değil, sen hazır olduğunda gelecektir…
Bu konuşmayı yaptığımız felsefi ve inanç dolu konuşma ile yeni bir kariyer hayatına yelken açtı öykümün kahramanı ve zaman içinde geldiği konumda prestijli bir kariyere sahip oldu…
Bir süre sonra artık para, pul, makam ve mevki ile işi kalmayıp çevresindekilerin hayatlarında olumlu katkılar yapmaya başladı. Tek bir söylediği şey vardı her zaman…
Kafandaki soruları kenara at ve içindeki düşüncelerle birlikte yıkama yaparsan
YA HAYALİNİ BUL, HAYALİNİ İŞİN YAP
Ya da HAYALİNİ İŞİNİN PARÇASI YAP’maya ÇALIŞ…

Üniversite hayalin Ankara’da ise çok çalış, çabala ve istediğin bölüme yerleş. Hatta güzel bir yurt arıyorsan Ankara kız yurdu ile irtibata geç. Hayallerinizi bulmanız ve hayat amacınızı gerçekleştirmeye yelken açmanız dileğiyle…